خَاتَم

خَوَاتِم

أَعْطَى الْعَرِيسُ الْعَرُوسَ خَاتَمًا ذَهَبِيًّا فِي حَفْلِ الزِّفَافِ الْكَبِيرِ.

Damat, büyük düğün töreninde geline altın bir yüzük verdi.

وَضَعَ المُوَظَّفُ الخَاتَمَ عَلَى الوَرَقَةِ.

Memur mührü kâğıda bastı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler