الجَيْشُ خَاضَ مَعَارِكَ شَرِسَةً لِلدِّفَاعِ عَنِ الوَطَنِ وَحِمَايَةِ حُدُودِهِ.
Ordu, vatanı savunmak ve sınırlarını korumak için şiddetli savaşlara girdi.
الجَيْشُ خَاضَ مَعَارِكَ شَرِسَةً لِلدِّفَاعِ عَنِ الوَطَنِ وَحِمَايَةِ حُدُودِهِ.
Ordu, vatanı savunmak ve sınırlarını korumak için şiddetli savaşlara girdi.
العُلَمَاءُ خَاضُوا فِي أَعْمَاقِ البَحْثِ العِلْمِيِّ لِاكْتِشَافِ عِلَاجَاتٍ جَدِيدَةٍ لِلأَمْرَاضِ.
Bilim insanları, hastalıklara yeni tedaviler keşfetmek için bilimsel araştırmanın derinliklerine daldılar.
لَقَدْ خَاضَ تَجَارِبَ عَدِيدَةً فِي حَيَاتِهِ، مِنْهَا الصَّعْبَةُ وَمِنْهَا الْمُمْتِعَةُ.
Hayatında birçok deneyim yaşadı, bazıları zor bazıları ise keyifliydi.