خَاوٍ

كَانَ الْمَنْزِلُ خَاوِياً بَعْدَ رَحِيلِ الْعَائِلَةِ إِلَى مَدِينَةٍ أُخْرَى.

Aile başka bir şehre taşındıktan sonra ev boştu.

الشَّاطِئُ كَانَ خَاوِياً فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ بِسَبَبِ الطَّقْسِ الْعَاصِفِ.

Fırtınalı hava nedeniyle o gün plaj ıssızdı.

الشَّوَارِعُ كَانَتْ خَاوِيَةً فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ.

Gecenin geç saatlerinde sokaklar bomboştu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler