خُبْزَة

اشْتَرَيْتُ خُبْزَةً طَازَجَةً مِنَ الْمَخْبَزِ الْمُجَاوِرِ لِمَنْزِلِي.

Evimin yanındaki fırından taze bir ekmek aldım.

فِي رَمَضَانَ، نُحَضِّرُ خُبْزَةً خَاصَّةً لِلْإِفْطَارِ.

Ramazan'da iftar için özel bir pide hazırlıyoruz.

أَكَلْتُ نِصْفَ خُبْزَةٍ مَعَ الْجُبْنِ فِي وَجْبَةِ الْعَشَاءِ.

Akşam yemeğinde peynirle yarım somun ekmek yedim.