خَرَزَة

وَجَدْتُ خَرَزَةً زَرْقَاءَ لَامِعَةً عَلَى الشَّاطِئِ.

Sahilde parlak mavi bir boncuk buldum.

أَعْطَتْنِي جَدَّتِي خَرَزَةً لِحِمَايَتِي مِنَ الْحَسَدِ.

Büyükannem beni nazardan korumak için bir nazar boncuğu verdi.

Eşdizimler