خَرَقَ

يَخْرِقُ، خَرْق
Aynı yazılan 2 kelime daha

خَرَقَ السَّائِقُ الْقَانُونَ عِنْدَمَا تَجَاوَزَ السُّرْعَةَ الْمُحَدَّدَةَ فِي الطَّرِيقِ السَّرِيعِ.

Sürücü, otoyolda belirlenen hız sınırını aşarak yasayı ihlal etti.

اسْتَخْدَمَ الْعَامِلُ الْمِثْقَابَ لِخَرْقِ الْجِدَارِ مِنْ أَجْلِ تَمْرِيرِ الْأَسْلَاكِ.

İşçi, kabloları geçirmek için duvarı delmek için matkap kullandı.

خَرَقَ الطِّفْلُ الْوَرَقَةَ أَثْنَاءَ اللَّعِبِ بِهَا.

Çocuk, oynarken kağıdı yırttı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

خَرْق

خُرُوق

يُعْتَبَرُ تَجَاوُزُ السُّرْعَةِ خَرْقًا لِقَوَاعِدِ المُرُورِ.

Hız sınırını aşmak trafik kurallarının ihlali olarak kabul edilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

خُرْق

أَدَّى خُرْقُهُ فِي الْعَمَلِ إِلَى كَسْرِ الْأَطْبَاقِ.

İşteki maharetsizliği tabakların kırılmasına yol açtı.