delik

Anlamlar

لاحظت وجود ثقب صغير في الحائط وتساءلت عما هو.

Duvarın üzerinde küçük bir delik fark ettim ve ne olduğunu merak ettim.

فتحة — فَتَحَات

كان هناك فتحة في فستانها، لذلك كان عليها أن تخيطها.

Elbisesinde bir delik vardı, bu yüzden onu dikmesi gerekiyordu.

فجوة — فَجَوَات

كان هناك فجوة في السياج، لذلك هرب الكلب من الحديقة.

Çitin üzerinde bir delik vardı, bu yüzden köpek bahçeden kaçtı.

خرم — خُرُوم

كان عليه أن يصنع خرما جديدا في حزامه لأنه فقد وزنه.

Kemerinde yeni bir delik açması gerekti çünkü kilo vermişti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler