رَأَيْتُ فِي الجِدَارِ خَرْمًا صَغِيرًا.
Duvarda küçük bir delik gördüm.
خَرَّمَ الْعَامِلُ الْخَشَبَ بِمِثْقَابٍ.
İşçi tahtayı matkapla deldi.
oymak