حَصَلْتُ عَلَى خَصْمٍ كَبِيرٍ عَلَى هَذَا الْمُنْتَجِ لِأَنَّهُ كَانَ مَعْرُوضًا.
Bu üründe büyük bir indirim aldım çünkü satıştaydı.
حَصَلْتُ عَلَى خَصْمٍ كَبِيرٍ عَلَى هَذَا الْمُنْتَجِ لِأَنَّهُ كَانَ مَعْرُوضًا.
Bu üründe büyük bir indirim aldım çünkü satıştaydı.
تُقَدِّمُ الشَّرِكَةُ خَصْمًا خَاصًّا لِلْمُوَظَّفِينَ عَلَى جَمِيعِ مُنْتَجَاتِهَا.
Şirket, tüm ürünlerinde çalışanlarına özel bir iskonto sunuyor.
كَانَ خَصْمِي قَوِيًّا جِدًّا فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ، لَكِنَّنِي تَمَكَّنْتُ مِنَ الْفَوْزِ.
Final maçında rakibim çok güçlüydü, ama kazanmayı başardım.
Ayrıca: kesinti
düşman, yağı, hasım, kırdırma, antagonist, eksiltim, muhasım
خَصَمَ الْمَتْجَرُ عَشَرَةً بِالْمِئَةِ مِنَ السِّعْرِ.
Mağaza fiyattan yüzde on indirim yaptı.
kesmek