هُنَاكَ خَطَرٌ كَبِيرٌ مِنَ الْفَيَضَانَاتِ بِسَبَبِ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.
Şiddetli yağmur nedeniyle sel tehlikesi büyük.
هُنَاكَ خَطَرٌ كَبِيرٌ مِنَ الْفَيَضَانَاتِ بِسَبَبِ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.
Şiddetli yağmur nedeniyle sel tehlikesi büyük.
يَجِبُ تَقْيِيمُ الْمَخَاطِرِ قَبْلَ اتِّخَاذِ أَيِّ قَرَارٍ اسْتِثْمَارِيٍّ.
Herhangi bir yatırım kararı almadan önce riskler değerlendirilmelidir.
السَّفَرُ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ يَنْطَوِي عَلَى مَخَاطِرَ مُخْتَلِفَةٍ.
Bu bölgede seyahat etmek, çeşitli muhataralar içermektedir.
Ayrıca: sakınca
tehdit, riziko, vahamet, varta
خَطَرَتْ لِي فِكْرَةٌ جَدِيدَةٌ.
Aklıma yeni bir fikir geldi.
القِيَادَةُ بِسُرْعَةٍ عَلَى الطَّرِيقِ المُبَلَّلِ خَطِرَةٌ.
Islak yolda hızlı sürmek risklidir.
muzır, rizikolu