شَعَرْتُ بِخَلَاءٍ كَبِيرٍ فِي حَيَاتِي بَعْدَ فُقْدَانِ صَدِيقِي الْمُقَرَّبِ.
Yakın arkadaşımı kaybettikten sonra hayatımda büyük bir boşluk hissettim.
شَعَرْتُ بِخَلَاءٍ كَبِيرٍ فِي حَيَاتِي بَعْدَ فُقْدَانِ صَدِيقِي الْمُقَرَّبِ.
Yakın arkadaşımı kaybettikten sonra hayatımda büyük bir boşluk hissettim.
وَجَدُوا أَنْفُسَهُمْ فِي خَلَاءٍ وَاسِعٍ بَعْدَ أَنْ ضَلُّوا طَرِيقَهُمْ فِي الصَّحْرَاءِ.
Çölde yollarını kaybettikten sonra kendilerini geniş bir ıssız yerde buldular.
أُحِبُّ الذَّهَابَ إِلَى الْخَلَاءِ لِلِاسْتِمْتَاعِ بِالْهُدُوءِ وَالسَّكِينَةِ.
Sessizliğin ve huzurun tadını çıkarmak için tenhalığa gitmeyi seviyorum.
ıssızlık