رِجَالُ الْإِنْقَاذِ بَذَلُوا جُهُوداً كَبِيرَةً لِتَخْلِيصِ النَّاسِ مِنْ تَحْتِ الْأَنْقَاضِ بَعْدَ الزِّلْزَالِ
Kurtarma ekipleri, depremden sonra insanları enkaz altından kurtarmak için büyük çaba sarf etti
رِجَالُ الْإِنْقَاذِ بَذَلُوا جُهُوداً كَبِيرَةً لِتَخْلِيصِ النَّاسِ مِنْ تَحْتِ الْأَنْقَاضِ بَعْدَ الزِّلْزَالِ
Kurtarma ekipleri, depremden sonra insanları enkaz altından kurtarmak için büyük çaba sarf etti
خَلَصَ الْبَاحِثُ إِلَى نَتِيجَةٍ مُهِمَّةٍ.
Araştırmacı önemli bir sonuca vardı.
خَلَصَ الطَّعَامُ وَلَمْ يَبْقَ مِنْهُ شَيْءٌ.
Yemek bitti, ondan hiçbir şey kalmadı.
خَلَصَ الْقَارِبُ مِنَ الْعَاصِفَةِ بِسَلَامٍ.
Tekne fırtınadan sağ salim kurtuldu.