أَتَمَنَّى أَنْ يَدُومَ السَّلَامُ فِي العَالَمِ.
Umarım dünyada barış devam eder.
أَتَمَنَّى أَنْ يَدُومَ السَّلَامُ فِي العَالَمِ.
Umarım dünyada barış devam eder.
الاجْتِمَاعُ دَامَ لِمُدَّةِ سَاعَتَيْنِ.
Toplantı iki saat sürdü.
أَتَمَنَّى أَنْ يَدُومَ السَّلَامُ بَيْنَ الدُّوَلِ إِلَى الأَبَدِ.
Umarım devletler arasındaki barış sonsuza kadar kalıcı olur.
daim olmak, sürüp gitmek, baki kalmak, payidar kalmak, süregitmek