دَرَأَ

يَدْرَأُ، دَرْء

يَجِبُ أَنْ نَدْرَأَ الْفِتَنَ قَبْلَ أَنْ تَسْتَفْحَلَ.

Fitneler büyümeden önce onları önlemeliyiz.

دَرَأَ الْجُنْدِيُّ الْهَجْمَةَ بِشَجَاعَةٍ وَبِسَالَةٍ.

Asker saldırıyı cesaret ve yiğitlikle savuşturdu.

دَرَأَ الْحَارِسُ اللِّصَّ عَنِ الْمَنْزِلِ بِسُرْعَةٍ.

Bekçi hırsızı evden hızla defetti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler