أُحِبُّ أَنْ أُدَرْدِشَ مَعَ أَصْدِقَائِي فِي الْمَسَاءِ بَعْدَ الْعَمَلِ.
İşten sonra akşamları arkadaşlarımla sohbet etmeyi severim.
أُحِبُّ أَنْ أُدَرْدِشَ مَعَ أَصْدِقَائِي فِي الْمَسَاءِ بَعْدَ الْعَمَلِ.
İşten sonra akşamları arkadaşlarımla sohbet etmeyi severim.
جَلَسْنَا فِي الْمَقْهَى وَدَرْدَشْنَا لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ عَنْ ذِكْرَيَاتِنَا.
Kafede oturduk ve saatlerce anılarımız hakkında muhabbet ettik.
şundan bundan konuşmak, hoşbeş etmek, çeneleşmek, laflamak, söyleşmek