dikişأَصْلَحْتُ الدَّرْزَةَ الْمُمَزَّقَةَ فِي قَمِيصِي الْقَدِيمِ.Eski gömleğimdeki yırtık dikişi onardım.
dikiş iziكَانَتِ الدَّرْزَةُ ظَاهِرَةً عَلَى طُولِ حَافَّةِ الْقُمَاشِ.Dikiş izi kumaşın kenarı boyunca görünüyordu.