تَلَقَّيْتُ دَعْوَةً لِحُضُورِ حَفْلِ تَخَرُّجِ ابْنَةِ عَمِّي الْأُسْبُوعَ الْقَادِمَ.
Gelecek hafta kuzenimin mezuniyet törenine bir davet aldım.
تَلَقَّيْتُ دَعْوَةً لِحُضُورِ حَفْلِ تَخَرُّجِ ابْنَةِ عَمِّي الْأُسْبُوعَ الْقَادِمَ.
Gelecek hafta kuzenimin mezuniyet törenine bir davet aldım.
وَجَّهَتِ الْحُكُومَةُ دَعْوَةً لِلشَّبَابِ لِلْمُشَارَكَةِ فِي مَشَارِيعِ التَّنْمِيَةِ.
Hükümet, gençlere kalkınma projelerine katılmaları için bir çağrı yaptı.
كَانَتْ دَعْوَةُ الْأُمِّ لِابْنِهَا بِالتَّوْفِيقِ هِيَ الْأَقْوَى وَالْأَكْثَرَ تَأْثِيرًا.
Annenin oğluna başarı dileğiyle ettiği dua en güçlüsü ve en etkili olanıydı.
çağırma, davetname, çağırım, tebliğ, çağırış, çağrılış, çağrılma