دُعِيتُ إِلَى حَفْلَةِ زِفَافِ صَدِيقِي.

Arkadaşımın düğün törenine çağrıldım.

دَعِيّ

لَا تُصَدِّقْ هٰذَا الدَّعِيَّ فَهُوَ يَكْذِبُ.

Bu sahtekâra inanma, yalan söylüyor.

اِدَّعَى أَنَّهُ طَبِيبٌ لٰكِنَّهُ دَعِيٌّ.

Doktor olduğunu söyledi ama sahte biri.