شَعَرَ بِدَفْقٍ مِنَ الطَّاقَةِ بَعْدَ شُرْبِ الْقَهْوَةِ فِي الصَّبَاحِ.
Sabah kahve içtikten sonra bir enerji akışı hissetti.
شَعَرَ بِدَفْقٍ مِنَ الطَّاقَةِ بَعْدَ شُرْبِ الْقَهْوَةِ فِي الصَّبَاحِ.
Sabah kahve içtikten sonra bir enerji akışı hissetti.
كَانَ دَفْقُ الْمَاءِ مِنَ الْخُرْطُومِ قَوِيًّا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ أَسْقَطَ الطِّفْلَ.
Hortumdan suyun fışkırması o kadar güçlüydü ki çocuğu düşürdü.