سَافَرَ أَخِي مِنْ بَيْرُوتَ إِلَى دِمَشْقَ بِالْحَافِلَةِ لِيَزُورَ أَصْدِقَاءَهُ هُنَاكَ فِي الصَّيْفِ.
Kardeşim yazın orada arkadaşlarını ziyaret etmek için Beyrut'tan Şam'a otobüsle gitti.
سَافَرَ أَخِي مِنْ بَيْرُوتَ إِلَى دِمَشْقَ بِالْحَافِلَةِ لِيَزُورَ أَصْدِقَاءَهُ هُنَاكَ فِي الصَّيْفِ.
Kardeşim yazın orada arkadaşlarını ziyaret etmek için Beyrut'tan Şam'a otobüsle gitti.
سَافَرَ خَالِي مِنْ بَيْرُوتَ إِلَى دِمَشْقَ فِي الصَّيْفِ لِيَزُورَ أَصْدِقَاءَهُ هُنَاكَ.
Dayım yazın oradaki arkadaşlarını ziyaret etmek için Beyrut'tan Şam şehrine gitti.