بَعْدَ مُقَاوَمَةٍ طَوِيلَةٍ، أَصْبَحَ الْجَيْشُ ذَاعِنًا لِقُوَّةِ الْعَدُوِّ الْمُتَفَوِّقَةِ.
Uzun bir direnişin ardından ordu, düşmanın üstün gücüne teslim oldu.
بَعْدَ مُقَاوَمَةٍ طَوِيلَةٍ، أَصْبَحَ الْجَيْشُ ذَاعِنًا لِقُوَّةِ الْعَدُوِّ الْمُتَفَوِّقَةِ.
Uzun bir direnişin ardından ordu, düşmanın üstün gücüne teslim oldu.
كَانَ الرَّجُلُ ذَاعِنًا لِأَوَامِرِ رَئِيسِهِ فِي الْعَمَلِ خَوْفًا مِنْ فُقْدَانِ وَظِيفَتِهِ.
Adam, işini kaybetme korkusuyla iş yerindeki patronunun emirlerine boyun eğiyordu.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الْأَطْفَالُ ذَاعِنِينَ لِوَالِدَيْهِمْ وَمُعَلِّمِيهِمْ لِكَيْ يَتَعَلَّمُوا الْأَدَبَ وَالِاحْتِرَامَ.
Çocuklar, edep ve saygıyı öğrenmek için ebeveynlerine ve öğretmenlerine itaatkar olmalıdır.