الطِّفْلُ الْمُطِيعُ يَسْتَمِعُ دَائِماً إِلَى وَالِدَيْهِ.
İtaatkâr bir çocuk her zaman anne babasını dinler.
الطِّفْلُ الْمُطِيعُ يَسْتَمِعُ دَائِماً إِلَى وَالِدَيْهِ.
İtaatkâr bir çocuk her zaman anne babasını dinler.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الْجُنُودُ خَاضِعِينَ لِقَادَتِهِمْ.
Askerler komutanlarına karşı itaatkâr olmak zorundadır.
الْكَلْبُ مُنْصَاعٌ جِدّاً لِصَاحِبِهِ.
Köpek, sahibine karşı çok itaatkâr.