لِأَنَّهُ طِفْلٌ وَدِيعٌ، فَهُوَ دَائِمًا عَلَى عَلَاقَةٍ جَيِّدَةٍ مَعَ عَائِلَتِهِ.
Uysal bir çocuk olduğu için ailesiyle her zaman iyi geçinir.
لِأَنَّهُ طِفْلٌ وَدِيعٌ، فَهُوَ دَائِمًا عَلَى عَلَاقَةٍ جَيِّدَةٍ مَعَ عَائِلَتِهِ.
Uysal bir çocuk olduğu için ailesiyle her zaman iyi geçinir.
لِأَنَّهُ حَيَوَانٌ مِطْوَاعٌ، فَإِنَّ الْحِصَانَ يُطِيعُ الْفَارِسَ بِسُهُولَةٍ.
Uysal bir hayvan olduğu için at, binicisine kolayca itaat eder.
نَظَرًا لِأَنَّهُ يَتَمَتَّعُ بِشَخْصِيَّةٍ هَادِئَةٍ، فَإِنَّهُ يُفَضِّلُ الِابْتِعَادَ عَنِ الْخِلَافَاتِ.
Uysal bir kişiliğe sahip olduğu için tartışmalardan uzak durmayı tercih eder.
لِين الطَّبْع، مُطِيع، أَلِيف، أَلِيفَة، مُطَاوِع، وَادِع، سَلِس القِيَاد، وَادِعَة، مِنْقَاد، طَيِّع، ذَلُول، طَائِع، مُسْتَكِين، خَاضِع