الذَّرَّةُ هِيَ أَصْغَرُ وَحْدَةٍ فِي الْعُنْصُرِ.
Atom, bir elementin en küçük birimidir.
الذَّرَّةُ هِيَ أَصْغَرُ وَحْدَةٍ فِي الْعُنْصُرِ.
Atom, bir elementin en küçük birimidir.
لَا يُوجَدُ ذَرَّةُ شَكٍّ فِي كَلَامِهِ.
Sözlerinde zerre kadar şüphe yok.
حَتَّى أَصْغَرُ ذَرَّةٍ يُمْكِنُ أَنْ تُحْدِثَ فَرْقًا.
En küçük parçacık bile bir fark yaratabilir.
Ayrıca: partikül
zerre kadar, habbe, gıdım, zırnık, bir gıdım
سَيَبْدَأُ حَصَادُ الذُّرَةِ الَّتِي تُزْرَعُ فِي الْحَقْلِ قَرِيبًا.
Tarlada yetişen mısırların hasadı yakında başlayacak.
kokoroz, meke, lazut