ذَهَلَ

يَذْهَلُ، ذُهُول

ذَهِلَ الْجَمِيعُ مِنْ جَمَالِ الطَّبِيعَةِ الْخَلَّابَةِ فِي ذَلِكَ الْمَكَانِ.

Herkes o yerdeki büyüleyici doğanın güzelliğine hayrete düştü.

ذَهِلْتُ عِنْدَمَا عَلِمْتُ بِنَتِيجَةِ الِامْتِحَانِ، لَمْ أَكُنْ أَتَوَقَّعُ النَّجَاحَ.

Sınav sonucunu öğrendiğimde şaşırdım, başarılı olacağımı beklemiyordum.

ذَهِلْتُ عِنْدَمَا رَأَيْتُ صَدِيقِي الْقَدِيمَ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun yıllar sonra eski arkadaşımı gördüğümde afalladım.

İlişkili Kelimeler