ذَوَى جِسْمُهُ بَعْدَ الْمَرَضِ الطَّوِيلِ.
Uzun süren hastalıktan sonra vücudu zayıfladı.
ذَوَى جِسْمُهُ بَعْدَ الْمَرَضِ الطَّوِيلِ.
Uzun süren hastalıktan sonra vücudu zayıfladı.
ذَوَتِ الْأَزْهَارُ فِي الْحَدِيقَةِ بِسَبَبِ قِلَّةِ الْمَاءِ.
Bahçedeki çiçekler susuzluktan soldu.
ذَوَتِ الْأَوْرَاقُ عَلَى الْأَشْجَارِ فِي فَصْلِ الْخَرِيفِ.
Sonbaharda ağaçlardaki yapraklar kurudu.