لَعَنَ اللّٰهُ الرَّاشِيَ وَالْمُرْتَشِيَ.

Allah rüşvet vereni de alanı da lanetlesin.

رَاشٌ

تَسَبَّبَ الرَّاشُّ الخَفِيفُ فِي تَأْخِيرِ مُبَارَاةِ كُرَةِ القَدَمِ.

Hafif serpinti futbol maçının ertelenmesine neden oldu.

اِسْتَخْدَمَ البُسْتَانِيُّ الرَّاشَّ لِرَشِّ المُبِيدَاتِ عَلَى الأَشْجَارِ.

Bahçıvan, ağaçlara böcek ilacı püskürtmek için püskürtücü kullandı.

رَاشَ

يَرِيشُ

رَاشَ الصَّيَّادُ السَّهْمَ بِرِيشِ النَّسْرِ.

Avcı oku kartal tüyüyle donattı.