لَقَدْ حَقَّقْنَا رِبْحًا كَبِيرًا مِنْ هَذَا العَمَلِ، وَكُلُّنَا سُعَدَاءُ جِدًّا.
Bu işten büyük bir kâr elde ettik, hepimiz çok mutluyuz.
لَقَدْ حَقَّقْنَا رِبْحًا كَبِيرًا مِنْ هَذَا العَمَلِ، وَكُلُّنَا سُعَدَاءُ جِدًّا.
Bu işten büyük bir kâr elde ettik, hepimiz çok mutluyuz.
الرِّبْحُ الَّذِي حَصَلْنَا عَلَيْهِ مِنْ هَذَا العَمَلِ جَيِّدٌ جِدّاً.
Bu işten elde ettiğimiz kazanç oldukça iyi.
çıkar, kazanma, getiri, kazanış, getirim
الشَّرِكَةُ رَبِحَتِ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَالِ هَذَا الْعَامَ بِفَضْلِ اسْتِثْمَارَاتِهَا الذَّكِيَّةِ.
Şirket, akıllı yatırımları sayesinde bu yıl çok para kazandı.
kâr etmek, elde etmek
هَذَا الِاسْتِثْمَارُ يُمْكِنُ أَنْ يُرَبِّحَكَ الْكَثِيرَ مِنَ الْمَالِ.
Bu yatırım size çok para kazandırabilir.