رَبَضَ

يَرْبِضُ

رَبَضَ الْأَسَدُ فِي الظِّلِّ لِيَسْتَرِيحَ.

Aslan dinlenmek için gölgede uzandı.

رَبَضَ الْكَلْبُ بِجَانِبِ صَاحِبِهِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Köpek parkta sahibinin yanında çömeldi.

رَبَضَ الطِّفْلُ في الزَّاوِيَةِ خَوْفاً مِنَ العَاصِفَةِ.

Çocuk fırtınadan korkarak köşeye sindi.

İlişkili Kelimeler