رَبَّى

يُرَبِّي، تَرْبِيَة

رَبَّتِ الْأُمُّ ابْنَتَهَا عَلَى الْأَخْلَاقِ الْحَمِيدَةِ.

Anne, kızını iyi ahlakla yetiştirdi.

يُرَبِّي الْفَلَّاحُ الْأَبْقَارَ فِي مَزْرَعَتِهِ.

Çiftçi çiftliğinde inek besliyor.

رَبَّى الْجَدُّ أَحْفَادَهُ بَعْدَ وَفَاةِ وَالِدَيْهِمْ.

Dede, anne babalarının ölümünden sonra torunlarını büyüttü.