كَانَ هُنَاكَ رَذَاذٌ خَفِيفٌ، فَأَخَذْتُ مِظَلَّتِي مَعِي.
Hafif bir çise vardı, şemsiyemi yanıma aldım.
كَانَ هُنَاكَ رَذَاذٌ خَفِيفٌ، فَأَخَذْتُ مِظَلَّتِي مَعِي.
Hafif bir çise vardı, şemsiyemi yanıma aldım.
كَانَ هُنَاكَ رَذَاذٌ خَفِيفٌ، فَأَخَذْتُ مِظَلَّتِي مَعِي.
Hafif bir çisenti vardı, şemsiyemi yanıma aldım.
Ayrıca: püskürtme, serpinti
sprey, çiseme, çipilti, çilenti, püskürtü, sepeleme, sepken, çisen, damlacık