رَضِيَ

يَرْضَى، رِضًا

رَضِيَ الزَّبَائِنُ بِالْخِدْمَةِ الْمُمْتَازَةِ الَّتِي قَدَّمَهَا لَهُمُ الْفُنْدُقُ الْفَاخِرُ.

Müşteriler, lüks otelin sunduğu mükemmel hizmetten memnun kaldılar.

رَضِيَ الْوَالِدُ بِنَتِيجَةِ ابْنِهِ فِي الِامْتِحَانِ بَعْدَ اجْتِهَادِهِ طِوَالَ الْعَامِ.

Baba, yıl boyunca çalıştıktan sonra oğlunun sınav sonucuna razı oldu.

رَضِيَ الْمُدِيرُ بِأَدَاءِ الْمُوَظَّفِينَ الْجُدُدِ بَعْدَ فَتْرَةِ التَّدْرِيبِ الْمُكَثَّفَةِ.

Müdür, yoğun eğitim döneminden sonra yeni çalışanların performansından hoşnut oldu.

İlişkili Kelimeler