رَمْي

كَانَ رَمْيُ الْكُرَةِ عَالِيًا جُزْءًا مِنْ تَدْرِيبِ الْفَرِيقِ الْيَوْمِيِّ.

Topu yükseğe atmak, takımın günlük antrenmanının bir parçasıydı.

يَتَدَرَّبُ الرُّمَاةُ عَلَى الرَّمْيِ بِدِقَّةٍ عَالِيَةٍ.

Okçular yüksek bir hassasiyetle atış yapmak için antrenman yapıyorlar.

أَظْهَرَ اللَّاعِبُ مَهَارَةً كَبِيرَةً فِي رَمْيِ الْقُرْصِ لِمَسَافَةٍ طَوِيلَةٍ.

Oyuncu diski uzun mesafeye fırlatmada büyük bir beceri gösterdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler