رَهْط

أَرْهُط

وَصَلَ رَهْطٌ مِنَ السُّيَّاحِ إِلَى الْفُنْدُقِ.

Otele bir grup turist geldi.

تَجَمَّعَ رَهْطٌ مِنَ النَّاسِ حَوْلَ الْمُتَحَدِّثِ.

Konuşmacının etrafında bir topluluk insan toplandı.

رَأَيْتُ رَهْطًا مِنَ الطُّيُورِ تُحَلِّقُ فِي السَّمَاءِ.

Gökyüzünde uçan bir küme kuş gördüm.

İlişkili Kelimeler