زَجَّ الرَّجُلُ يَدَهُ فِي جَيْبِهِ لِيُخْرِجَ الْمِفْتَاحَ.
Adam anahtarı çıkarmak için elini cebine soktu.
زَجَّ الرَّجُلُ يَدَهُ فِي جَيْبِهِ لِيُخْرِجَ الْمِفْتَاحَ.
Adam anahtarı çıkarmak için elini cebine soktu.
زجّت الأمُّ الطعامَ في فم الطفل رغمًا عنه.
Anne, çocuğun ağzına zorla yemek tıktı.
زُجَّ الْمُتَّهَمُ فِي السِّجْنِ بَعْدَ صُدُورِ الْحُكْمِ عَلَيْهِ.
Sanık, hakkında karar çıktıktan sonra hapse atıldı.