زَحْلَقَ

يُزَحْلِقُ، زَحْلَقَة

زَحْلَقَ الطِّفْلُ أَخَاهُ عَلَى الْجَلِيدِ.

Çocuk kardeşini buzda kaydırdı.

زَحْلَقَ الْعَامِلُ الصُّنْدُوقَ الثَّقِيلَ عَلَى الْأَرْضِ لِتَسْهِيلِ نَقْلِهِ.

İşçi, taşınmasını kolaylaştırmak için ağır kutuyu yerde sürükledi.

İlişkili Kelimeler