نَشَأَ زَعَلٌ بِسَبَبِ سُوءِ فَهْمٍ بَسِيطٍ.
Küçük bir yanlış anlaşılma yüzünden dargınlık çıktı.
نَشَأَ زَعَلٌ بِسَبَبِ سُوءِ فَهْمٍ بَسِيطٍ.
Küçük bir yanlış anlaşılma yüzünden dargınlık çıktı.
darılma, küskünlük, küslük, küsme
زَعِلَتْ أُخْتِي مِنِّي لِأَنِّي نَسِيتُ مَوْعِدَنَا.
Randevumuzu unuttuğum için kız kardeşim bana darıldı.
küsmek