أَطْلَقَتْ زَفْرَةً تَعْبِيرًا عَنِ الضِّيقِ وَالْمَلَلِ مِنَ الِانْتِظَارِ.
Beklemekten duyduğu sıkıntı ve can sıkıntısını ifade etmek için bir of çekti.
أَطْلَقَتْ زَفْرَةً تَعْبِيرًا عَنِ الضِّيقِ وَالْمَلَلِ مِنَ الِانْتِظَارِ.
Beklemekten duyduğu sıkıntı ve can sıkıntısını ifade etmek için bir of çekti.
أَطْلَقَ زَفْرَةً طَوِيلَةً تَعْبِيرًا عَنِ الرَّاحَةِ بَعْدَ يَوْمِ عَمَلٍ شَاقٍّ.
Zorlu bir iş gününden sonra rahatladığını ifade etmek için uzun bir nefes verdi.
كَانَتْ زَفْرَتُهُ الْأَخِيرَةُ تَعْبِيرًا عَنِ الْأَلَمِ وَالْمُعَانَاةِ.
Son soluğu acı ve ıstırabı ifade ediyordu.
iç çekiş