سَأَلَ

يَسْأَلُ، سُؤَال

سَأَلَ الطَّالِبُ المُعَلِّمَ عَنْ مَعْنَى الكَلِمَةِ الجَدِيدَةِ فِي الدَّرْسِ.

Öğrenci dersteki yeni kelimenin anlamını öğretmenine sordu.

يَجِبُ أَنْ تَسْأَلَ الطَّبِيبَ قَبْلَ تَنَاوُلِ أَيِّ دَوَاءٍ جَدِيدٍ.

Yeni bir ilaç almadan önce doktora danışmalısınız.

بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ تَسْأَلُ الشُّهُودَ عَنْ تَفَاصِيلِ الحَادِثِ.

Polis, kazanın detayları hakkında tanıkları sorgulamaya başladı.

Ayrıca: soruşturmak

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler