سُؤْدُد

يَسْعَى النَّاسُ إِلَى السُّؤْدُدِ بِالعِلْمِ وَالأَخْلَاقِ.

İnsanlar ilim ve ahlakla şerefe ulaşmaya çalışır.

تَسْعَى الدُّوَلُ إِلَى تَحْقِيقِ السُّؤْدَدِ فِي مُخْتَلِفِ الْمَجَالَاتِ.

Ülkeler çeşitli alanlarda egemenlik kurmaya çalışıyor.

كَانَ يَسْعَى إِلَى السُّؤْدَدِ عَلَى أَقْرَانِهِ فِي الْعَمَلِ.

İş yerindeki akranlarına karşı üstünlük kurmaya çalışıyordu.