اسْتَمْتَعْنَا بِمَنْظَرٍ سَاحِرٍ لِغُرُوبِ الشَّمْسِ عَلَى الْبَحْرِ.
Denizde gün batımının büyüleyici manzarasının tadını çıkardık.
اسْتَمْتَعْنَا بِمَنْظَرٍ سَاحِرٍ لِغُرُوبِ الشَّمْسِ عَلَى الْبَحْرِ.
Denizde gün batımının büyüleyici manzarasının tadını çıkardık.
فِي الأَسَاطِيرِ القَدِيمَةِ، كَانَ السَّاحِرُ شَخْصِيَّةً قَوِيَّةً وَمُخِيفَةً.
Eski mitolojilerde, büyücü güçlü ve korkutucu bir figürdü.
كَانَ السَّاحِرُ مَاهِرًا جِدًّا فِي خِدَاعِ الْجُمْهُورِ فِي عَرْضِهِ الْبَارِحَةَ.
Sihirbaz dün akşamki gösterisinde seyirciyi aldatmakta çok ustaydı.
Ayrıca: efsuncu, afsuncu, cazibeli kimse
sihirli, büyülü, göz kamaştırıcı, alımlı, baş döndürücü, efsunkâr, cezbedici, cazibedar, afsunlu, füsunkâr, efsunlu, sihirkâr, füsunlu, göz bağıcı, albenili, illüzyonist