سَادِن

سَدَن

السَّادِنُ هُوَ الْمَسْؤُولُ عَنْ حِمَايَةِ الْآثَارِ الْقَدِيمَةِ فِي الْمَتْحَفِ.

Koruyucu, müzedeki antik eserleri korumaktan sorumludur.

تَمَّ تَعْيِينُ سَادِنٍ لِحِمَايَةِ الضَّرِيحِ مِنَ الْعَبَثِ.

Türbeyi tahribattan korumak için bir muhafız atandı.

كَانَ السَّادِنُ يَحْرُسُ بَابَ الْقَلْعَةِ لَيْلًا وَنَهَارًا.

Bekçi, kalenin kapısını gece gündüz koruyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler