يَجِبُ عَلَيْكَ سَدَادُ الدُّيُونِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ لِتَجَنُّبِ الْفَوَائِدِ الْمُتَرَاكِمَةِ.
Birikmiş faizlerden kaçınmak için borçları zamanında ödemelisiniz.
يَجِبُ عَلَيْكَ سَدَادُ الدُّيُونِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ لِتَجَنُّبِ الْفَوَائِدِ الْمُتَرَاكِمَةِ.
Birikmiş faizlerden kaçınmak için borçları zamanında ödemelisiniz.
geri ödeme, ödeniş, ödenme, tediye
يَمْنَعُ السِّدَادُ تَسَرُّبَ السَّائِلِ الْمَوْجُودِ دَاخِلَ الزُّجَاجَةِ إِلَى الْخَارِجِ.
Tıkaç, şişenin içindeki sıvının dışarı sızmasını engeller.
conta