ذَهَبَ جُهْدُهُ سُدًى عِنْدَمَا اكْتَشَفَ أَنَّ الْمَشْرُوعَ قَدْ أُلْغِيَ.
Projenin iptal edildiğini keşfettiğinde çabası boşa gitti.
ذَهَبَ جُهْدُهُ سُدًى عِنْدَمَا اكْتَشَفَ أَنَّ الْمَشْرُوعَ قَدْ أُلْغِيَ.
Projenin iptal edildiğini keşfettiğinde çabası boşa gitti.
حَاوَلْتُ إِقْنَاعَهُ بِالتَّرَاجُعِ عَنْ قَرَارِهِ، وَلَكِنْ سُدًى.
Onu kararından vazgeçirmeye çalıştım ama nafileydi.
يَجِبُ أَنْ تَكُونَ خُيُوطُ السَّدَى الْمُسْتَخْدَمَةُ فِي النَّسِيجِ قَوِيَّةً جِدًّا.
Dokumada kullanılan çöz iplikleri çok sağlam olmalıdır.
arış