سَرَقَ اللِّصُّ الحَقِيبَةَ مِنَ السَّيِّدَةِ العَجُوزِ فِي الشَّارِعِ.
Hırsız sokakta yaşlı kadının çantasını çaldı.
سَرَقَ اللِّصُّ الحَقِيبَةَ مِنَ السَّيِّدَةِ العَجُوزِ فِي الشَّارِعِ.
Hırsız sokakta yaşlı kadının çantasını çaldı.
hırsızlık yapmak, hırsızlık etmek, aparmak, cebellezi etmek, aşıramento etmek, tüydürmek, uğruluk etmek, uğruluk yapmak, uğrulamak