سَطَعَ

يَسْطَعُ، سُطُوع

سَطَعَتِ الشَّمْسُ فِي السَّمَاءِ بَعْدَ لَيْلَةٍ مُظْلِمَةٍ.

Karanlık bir geceden sonra güneş gökyüzünde parladı.

سَطَعَتِ النُّجُومُ فِي اللَّيْلَةِ الصَّافِيَةِ بِشَكْلٍ جَمِيلٍ.

Berrak gecede yıldızlar güzel bir şekilde ışıldadı.

سَطَعَ وَجْهُهَا بِالْفَرَحِ عِنْدَمَا تَلَقَّتِ الْهَدِيَّةَ.

Hediyeyi aldığında yüzü sevinçten parıldadı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler