اِرْتَفَعَ سِعْرُ الْبِنْزِينِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ فِي الْأَيَّامِ الْأَخِيرَةِ بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الْعَالَمِيَّةِ
Küresel kriz nedeniyle benzin fiyatı son günlerde önemli ölçüde arttı.
اِرْتَفَعَ سِعْرُ الْبِنْزِينِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ فِي الْأَيَّامِ الْأَخِيرَةِ بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الْعَالَمِيَّةِ
Küresel kriz nedeniyle benzin fiyatı son günlerde önemli ölçüde arttı.
سِعْرُ هٰذِهِ السَّيَّارَةِ مُرْتَفِعٌ لِلْغَايَةِ، لَا أَسْتَطِيعُ شِرَاءَهَا.
Bu arabanın pahası çok yüksek, alamam.
eder, kur
سَعَّرَ الْبَائِعُ الْبِضَاعَةَ الْجَدِيدَةَ صَبَاحًا.
Satıcı yeni malı sabah fiyatlandırdı.
fiyatını belirlemek, değer biçmek