نَظَرْتُ مِنَ الشُّبَّاكِ وَرَأَيْتُ الْأَطْفَالَ يَلْعَبُونَ فِي الْحَدِيقَةِ.
Pencereden baktım ve çocukların bahçede oynadığını gördüm.
نَظَرْتُ مِنَ الشُّبَّاكِ وَرَأَيْتُ الْأَطْفَالَ يَلْعَبُونَ فِي الْحَدِيقَةِ.
Pencereden baktım ve çocukların bahçede oynadığını gördüm.
اشْتَرَيْتُ تَذْكِرَةَ الْفِيلْمِ مِنْ شُبَّاكِ التَّذَاكِرِ قَبْلَ الْعَرْضِ.
Gösterimden önce film biletini gişeden aldım.
vezne, kontuar
هَزَّ اللَّاعِبُ الشِّبَاكَ فِي الدَّقِيقَةِ الأَخِيرَةِ.
Oyuncu son dakikada ağları sarstı.
دَخَلَتِ الكُرَةُ فِي شِبَاكِ المَرْمَى.
Top kale ağlarına girdi.