لَقَدْ شَبِعَ مِنْ هَذَا الْقَدْرِ مِنَ الرَّفَاهِيَةِ الْآنَ.
Bu kadar lüks içinde gözü doydu artık.
لَقَدْ شَبِعَ مِنْ هَذَا الْقَدْرِ مِنَ الرَّفَاهِيَةِ الْآنَ.
Bu kadar lüks içinde gözü doydu artık.
الشِّبَعُ الَّذِي شَعَرْتُ بِهِ بَعْدَ الْأَكْلِ جَعَلَنِي سَعِيدًا جِدًّا.
Yemekten sonra hissettiğim tokluk, beni çok mutlu etti.
doygunluk, doyma, doyuş, karnı tokluk, doymuşluk