doymak

Anlamlar

شَبِعَ — يَشْبَعُ · شِبَع

بعد العشاء، شبعت كثيرا لدرجة أنني لم أستطع الحركة.

Yemekten sonra o kadar çok doydum ki hareket edemedim.

اِكْتَفَى — يَكْتَفِي · اِكْتِفَاء

تعبت من محاولة العيش بهذا الراتب، أريد الآن أن أكتفي بأكثر من ذلك.

Bu maaşla geçinmeye çalışmaktan bıktım, artık daha fazlasıyla doymak istiyorum.

قَنِعَ — يَقْنَعُ · قَنَاعَة

يجب على المرء أحيانا أن يعرف كيف يقنع بما لديه، ولا يطلب المزيد باستمرار.

İnsan bazen elindekilerle doymayı bilmeli, sürekli daha fazlasını istememeli.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler